Balığınızın Hastalandığını Nasıl Anlarsınız

Balıklarınızı iyi tanıyorsanız hasta oldukları zamanı da sezinleyebilirler. Genelde hasta bir balığın belirtileri şunlardır:

  • Balık cansızlaşır ve  saklanır, bir köşeye çekilir, diğer balıklardan kaçar.
  • Balığa tankın üstünden bakıldığında karnı balon gibi gözükür ,karnında anormal bir şişlik oluşmuştur.
  • Balık yan yatmıştır ve filtrenin çekim gücüyle tankın içinde bir oraya bir buraya savrulur.
  • Vücudunda gözle görülür beyaz noktalar, yaralar, pamuksu maddeler oluşmuştur.
  • Balık aynı noktada bir ileri bir geri rastgele sallanıp durur.
  • Balık sürekli dipte kaya dibine veya kuma tutunmaya çalışıyordur veya çok sık nefes alıyordur.
  • Yem yemeyi kaçınıyordur.
  • Çok sık dekorasyonlara veya kuma sürtünüyordur.
  • Balık boğuluyormuş gibi zorlukla nefes alıp veriyordur ve su yüzeyindedir.

Bunlar çeşitli hastalıkların dışa vurduğu gösterir. Balığınız sonuçta size derdini söyleyemez, ama anlamanın başka yöntemleri de var. Her hastalık çoğunlukla kendine özgü belirtiler gösterir ve hepsini aynı ilaçla tedavi etmek de her zaman mümkün değildir. Bu nedenle önemli olan hastalığın teşhis edilmesi ve ona göre ilaç verilmesidir. Aşağıda akvaryum hobiniz süresince karşılaşabileceğiniz en muhtemel hastalıklar listelenmiştir. Bunlar balıklarınızın yakalanabileceği hastalıkların hepsi değil, sadece bahsettiğim gibi en olası olanlarıdır. Diğerlerine yakalanma olasılıkları daha azdır, olursa da ne yazık ki sizin şansızlığınız.

Bazı hastalıkları tedavi için gereken antibiyotikleri (Balık antibiyotiği), malachite yeşili , mercurochrome , metilen mavisi gibi ilaçları ana tankta kullanmayın. Mutlaka tedaviyi yapabileceğiniz ikinci bir tankınız olsun, yoksa da geçici bir çözüm olarak 10 litrelik bir kap tercih edin içine gerekiyorsa bir ısıtıcı yerleştirin ve tedaviyi orada gerçekleştirin.

Özellikle antibiyotikler kurulmuş tankınızdaki tüm düzeni bozacak cinsten ilaçlardır. Zararlı bakterileri yok ederken yararlıları da yok edebilir ve tanktaki sağlıklı balıkları da aşırı strese sokup onları sonunda hasta edebilir. Antibiyotikleri ve diğer çözeltileri sadece ve sadece onları gerektiren ağır hastalıklarda kullanın, hafif hastalıklarda başka yöntemleri uygulayın, yoksa bakteriler veya parazitler antibiyotiğe ve diğer ilaçlara direnç kazanır. Bunun önemini daha iyi anlamanız için insanlarda antibiyotik kullanımını ele alın. Her başınız ağrıdığında veya hastalandığınızda kullanacağınız antibiyotikler zamanla onların daha ciddi hastalıklarda etkisiz olmasına yol açar.

Son olarak antibiyotik ve metilen mavisini kullanırken dikkat etmeniz gereken konu, tedaviden önce mutlaka %30 veya %50 su değişimi yapın, özellikle güçlü antibiyotikleri asla kirlenmiş, eski suya atmayın. Tedavi bittikten sonra da %50 su değiştirin, ve sonraki 2 hafta boyunca elinizden geldiği kadar sık su değitirin. Tüm bu bahsedilen ilaçları kullandığınız süre boyunca iç filtreniz varsa süngerini veya dış filtre sisteminizin içinde bulunan  “aktif karbon”unuzu çıkarmayı unutmayınız.

 

Bu yazımız ile ilgili düşüncelerinizi ve ya önerilerinizi duymak isteriz. Aşağıdaki yorum bölümünden bize lütfen düşüncelerinizi iletin.

Bir Cevap Yazın