Kısırlaştırma

Kısırlaştırma, pet sahiplerinin alması gereken en zor aynı anda en önemli kararlardandır. Bu karar sadece bir vicdan meselesi değildir. Patili dostlarımızın sağlığını yakından ilgilendirir.

Kısırlaştırma dünya çapında her veteriner kliniğinde rutin prosedür olarak yapılan bir uygulamadır. Patili dostunuzun soyunu devam ettirme düşüncesi gibi özel bir nedeniniz yoksa, hekiminiz eninde sonunda bu konu hakkında sizinle konuşacaktır. Günümüzde kedi ve köpeklerde kısırlaştırma ile ilgili pek çok bilimsel gerçek ve bu işlemin sağlayabileceği avantajlar açığa kavuşmuş ve ortaya konmuş olmasına rağmen hala çok sayıda kedi ve köpek sahibi yanlış bilgiler ve düşüncelerden dolayı karar vermekte zorlanmaktadır.

Neden Kısırlaştırma?

Bu kısacık prosedür petinize uzun vadeli birçok avantaj sağlayabilir. Özellikle kendi petinizin sağlığını, mutluluğunu ve güvenini arttırırken ülkemizde mevcut olan yüksek sokak hayvanı populasyonuna da yeni üyeler katmamış olursunuz.

Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Gerçekler

Veteriner bilim camiasında yapılan sayısız araştırmanın da belirttiği üzere, petlerimiz zamanında kısırlaştırılırsa, ileri yaşlarda meydana gelen birçok hastalıktan kurtulma şansları olabilir. Örnek olarak, adet dönemlerinden önce kısırlaştırılan dişilerde meme kanserinin oluşma olasılığı %0.05’tir. Yani kısırlaştırılmış 10.000 dişi köpekten dünya çapında ancak 5 tanesinde meme tümörüne rastlanmıştır. Kronik idrar yolu hastalıkları, kısır olmayan dişilerde kısırlaştırılmış olanlardan daha fazla görülmektedir.

Kısırlaştırmanın Davranışa Etkileri

Hormonları inceleyen endokrinoloji bilim dalının, hem insanlar hem de hayvanlar konusunda halen keşfedemediği birçok konu vardır. Ama hormonların, canlıların davranışı üzerinde önemli bir etkiye sahip olmaları kesin bir bilgidir. Şeker patili dostlarımızın hormonları çalışmaya başlayınca, tıpkı bir ergen çocuk gibi aniden söz dinlemez olurlar, şimdiye kadar hiç göstermedikleri davranışları ve hareketleri ile sahiplerini hayrete düşürebilirler. Erkeklerde evin her yerine koku bırakma, diğer patilere ve insanlara karşı agresif davranma, dişilerde sürekli huysuzluk ve her iki cinste de evden kaçma isteği gibi hormon artması ile meydana gelen davranışlar, kısırlaştırma ile engellenebilir.

Doğru Bilinen Yanlışlar

1.Kısırlaştıktan sonra kilo almasını istemem.

Kilo artışında hormonların da etkisi var tabi, ama bu olayda kısırlaştırmanın etkisi çok düşüktür. Kilo almanın asıl sebebi fazla besleme ve yetersiz egzersizdir!

2.Kısırlaştırma çok acıyor!

Daha önce de anlattığımız gibi, kısırlaştırma rutin bir operasyondur ve aynı zamanda çok kısa sürer. Sabah ameliyata giren petleriniz normal durumda aynı gün sizinle birlikte eve dönebilirler.

3.Petimden aynı ona benzeyen bir yavru almak istiyorum.

İnsanlarda olduğu gibi, çocuklar bazen dış görünüş ve huy olarak ebeveynlerinden çok farklı olabilirler. Hiçbir profesyonel yetiştirici size köpeğinizin aynısını yavru olarak geri verme garantisini veremez.

4.Doğum bir mucizedir, buna engel olmak istemiyorum.

Trafik kazalarında ölüp, kayda geçen hayvanların çoğu kısırlaştırılmamış olup evden kaçan zavallı canlardı. Ayrıca sokakta yaşayan bir hayvanın ortalama yaşam ömrü 2 senedir. Çoğu hastalanarak ya da kavgada yaralanarak ölür. Bunca manasız ölümün yanında doğumun gerçekten önemi var mı?

5.Hayvanların doğasına müdahale etmek istemiyorum.

Hayvanların doğasında insanlarla birlikte yaşayıp, hazır mama ile beslenmek ve sahiplerinin belirlediği yerde yaşamak yoktur. Siz onların doğasına çoktan müdahale etmiş oldunuz. Böylece rahat ve sağlıklı bir şekilde birlikte yaşamanız için kısırlaştırma şarttır.

Unutmayın, doğum bir mucizedir ve yavrular her daim dünyanın en tatlı canlılarıdır. Ama yakınınızdaki barınaklarda, rehabilitasyon merkezlerinde hatta sokaklarda bile binlerce güzel mi güzel yavru hayat mücadelesi verirken onlara güvenli bir yuva ve ihtiyaç duydukları sevgiyi vermeniz daha doğru olabilir. Petinizin kısırlaştırılması ile hem kendinize ve sevdiğiniz petinize hem de sokakta terk edilen ve ölüp unutulan canlılara iyilik yapmış olursunuz.

 

Bu yazımız ile ilgili düşüncelerinizi ve ya önerilerinizi duymak isteriz. Aşağıdaki yorum bölümünden bize lütfen düşüncelerinizi iletin.

Bir Cevap Yazın